Uluslararası Uludağ Sanat Ve Tasarım Bienali


Uluslararası Uludağ Sanat ve Tasarım Bienali (UARTDES) sergileri açılmıştır.

Uluslararası Uludağ Sanat ve Tasarım Bienali'ne (UARTDES) başvurular sonuçlandırılmış olup, ustalar ve jürili katılım eserleri salonlarda yerini almıştır. Sergilerimiz 31 Ocak 2022'ye kadar online olarak sanatseverlerin ziyaretine açıktır.

Bienal Sergilerine Git



Sanat eserleri, derin düşünmeyi, estetik bakış açısını, iç görü ile dünyayı yeniden ve farklı bir biçimde görmemizi sağladığı için değerlidir. Sanatın ne olduğu ve sanatın ilkeleri hakkında genel bilgiye sahip olsak da onun tek ve değişmez bir tanımını yapabilmek neredeyse imkânsızdır.

Sanatsal üretimlerde kullandığımız yeni yöntem ve araçların tümünde bilgi kuşkusuz oldukça önemli yer tutar.. Dijital pratikler, teknolojinin insan odağında kullanımının artması elbette daha iyi bir tasarım sürecinin veya sanatsal üretimin garantisi olamaz.

Zamana ve mekâna sunulan sanatsal üretimler çoğu zaman, zamandan, mekândan ve hatta bilinçten de bağımsız, gizemli bir alanda şekillenir. Bu alan, zekâ ve yeteneğin birleştiği o tanımlanamaz ve mucizevi alandır. Böylesi bir alanda şekillenen sanat dile gelmek için tasarımı kullanır, tasarım ise Alina Wheeler’in dediği gibi zekanın görünür hale gelmesidir.

Kuşkusuz her tasarım iyi bir hikaye ile başlamalıdır. Tasarımı sanata yaklaştıran da işte bu derinlerdeki hikayesidir. O halde tasarım Paul Rand’ın da tanımladığı şekliyle sanatsal olabilir, estetik olabilir. Tasarım o kadar basittir ki bu yüzden çok karmaşıktır.”

Tasarımın temel hedefi mükemmel olanı ortaya koymak değil, sıradan şeyleri bile olağanüstüymüş gibi sunabilmektir. Bu noktada da estetiği kullanır. Sanatı estetik bir dil yaratmak amacıyla kullanan tasarım, sanat ile birlikte düşünür, hareket eder ve üretirken sosyolojik bağlamda da önemli bir görev üstlenir. Robert L. Peters’in dediği gibi “Tasarım kültürü yaratır. Kültür değerleri şekillendirir. Değerler geleceğe yön verir.” Paolo Antonelli de benzer şekilde iyi tasarımı sosyal bir öğretici olarak görür ve iyi tasarımın bilimsel bilgi, teknoloji, insan ihtiyacı ve güzelliği birleştiren bir rönesans tavrı olduğunu söyler.

Sanat da, tasarım da hem hayatın hem de insanın ezberlerinin ötesine çıkarak ona yeni bir bakış açısı ve yeni bir dünya sunar. Bir anlamda yaşamı yeniden yaratır. Bu ne teknolojinin ne de tekniğin mucizesidir. Bu insanın derinliği ve inceliğidir.